VIII.RUMELİ’NİN İDARİ TAKSİMATI

VIII.RUMELİ’NİN İDARİ TAKSİMATI
Osmanlı İmparatorluğunda idai yönetimin başarılı ve etkili bir şekilde icraata bulunabilmesi için, memleketin idari taksimatının uygulanması ve aralıksız olarak geliştirilmesi gerekiyordu. Bu taksimatı büyük ölçüde etkileyen amillerden biri, Osmanlı cemiyeti düzeninin Tımar sistemi üzerine kurulmuş olmasıydı. Özellikle Osmanlı egemenliğinin ilk devirlerinde, bu nevi taksimata, Balkanlardaki Türkler’den önceki durumunda etki ettiği bilinmektedir.
1371 Sırp Sındığı savaşından sonra, engeç ise 1385 yılında, Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa cihetinde ilk büyük idari ve siyasi bir ünitesi olarak, Rumeli Beylerbeyliği veya Eyaleti (daha sonraları vilayeti) kuruldu. Beylerbeyi tarafından idare olunan Rumeli eyaletinin merkezi, elk devirlerde Edirne idi (73).
Rumeli idaresine ve kuvvetlerinin başına en muktedir ve en güvenilir devlet adamları ve kumandanları getirilmiştir. Nitekim 15. asrın birinci yarısında, Timurtaş Paşa, Beyazıd Paşa gibi devlet kadrosu içinde birinci derecede rol almış şahsiyetlerin bu bölgenin idaresinin başına getirildiği görülmektedir. Bunlar, ilk zaptedilen yerleri “Paşa Sancağı” halinde bizzat idare ettikleri gibi, daha ziyade stratejik ehemmiyeti bakımından ön planda gelen, veya idari bir merkez olmaya elverişli bulunan kale veya şehirleri de bir liva olarak en ziyade yararlığı görülen ve kabiliyetine güvenilen ümera vasıtası ile emir ve kumandanları altında bulunduruyorlardı. Böylece sırasıyla Gelibolu, Çirmen, Vize, Sofya, Niğbolu livaları teşekkül etmiş ve bunlar Rumeli beylerbeyliğine bağlanmıştı. Bölge Kanuni Sultan Suleyman devri sonlarına kadar tek bir beylerbeylik olarak idare edilmiş, ancak yeni ilhak edilen memleketler idari ve stratejik ehemmiyetlerine göre, birer liva halinde tesis olunmuştur. 15. asrın başlarında ve bilhassa Fatih devrinden itibaren, bazan bu beylerbeyliğinin doğrudan doğruya Vezir-i azamlıkmakamı ile birleştirildiği de görülmektedir (74).
Rumeli Eyaleti, Mirliva veya Sancak beyleri tarafından yönetilen ve daha küçük mülki, siasi ve askeri bir ünite olan Sancak veya livalardan müteşekkildi. Balkanlarda taptolunan toprakların çoğalmasına paralel olarak sancakların da sayısı artmıştır (75).
Livalar’da ulema sınıfından kadıların idaresinde bulunan kadılık veya kazalara, kazalar da nahiyelere ayrılmıştır (76). Nahiye, Osmanlı idaresi öncesi Balkanlarda tatbik edilmiş olan “Jupa” sistemine tekabül ediliyordu. Kadılık ise, Osmanlı adaletinin mümessili olan bir kadının yetkisinin Şamil olduğu bölgeyi teşkil ediyordu.Esasta kadılık, adli bir ünite olduğu halde kadılar, geniş ve çok defa idari yetilere de sahip idiler. İdari taksimattan önce, sınır bölgelerinde fetholunan yerlerde bariz bir şekilde askeri ve muvakkat karakter taşıyan uçbeylikleri kurulup, uçbeyliği veya uç voyvodaları tarafından yönetilirdi. Balkanlarda da ilk uç beyleri, Selanik civarında kurulmuş ve meşhur Osmanlı kumandanı Evrenos bey tarafından idare olunmuştur (77).
Osmanlı devletinin ilk beyler beyliği olan Rumeli beylerbeyilği, diğer beylerbeyliğinden daha imtiyazlı idi. 14.-15. asırlarda Rumeli beylerbeyleri umumiyetle merkezde bulunurlar, vezirler gibi paşa ünvanını taşırlar ve divan toplantılarındaki müzakerelere de katılırlardı. Rumeli beylerbeyi devletin tımarlı sipahilerinden mürekkep en mühim ordusunu da kumanda ederdi (78). 1541′de Budin eyaleti kuruluncaya değin Balkan yarımadasında ve Doğu Avrupa’da fethedilen veya vasal hale getirilen bütün bölgeler Rumeli Beylerbeyliğine bağlanıyordu. 1475′de R.B.17, 1507′de 25, 1521′de ise 32 sancaktan ibaretti. Rumeli Beylerbeyliği sağ, sol ve orta kol olmak üzere Orta Asya Türk devletleri teşkilatında görüldüğü şekilde üç kola ayrılmıştır.
Sağ kolda; vize, Kırkklise (Kırklareli), Silistre, Niğbolu, Vidin, Kili, Bender, Akkerman. Orta kolda; Çirmen, Sofya, Alacahisar, Semendire. Sol kolda ise Gelibolu, Serez, kostendil, Delvine, Manastır, Karlıili sancakları yer alıyordu (79).
Bir eyalet halinde hemen bütün Balkan yarımadasını ihtiva eden Rumeli’nin ilk teşkilatı, varidatı, hass ve tımarları ne kadar kuvvet çıkardığı vs. hakkında toplu bilgiyi (Ayni Ali Risalesi, Cihannüma, Hazerfan Hüseyin’in kanunnamesi ve Koşa Nişancı Celal-Zade’nin eseri gibi) Osmanlı döneminde yazılmış olan eserlerden bulmak mümkün değildir. Bu nedenledir ki zamanlarında yapılmış tahrir defterleri önemli bir yer tutar. Gerçek şudur ki, 15.asrın ikinci yarısında ve 16. asrın birinci yarısında yapılmış muhtelif tahrirlerde Rumeli’nin statüsü hakkında geniş bir bilgi sahibi olabiliyoruz. Ancak bunların en büyük eksikliği, belirli bir zamanda bütün bölgelerde yapılmış tahrirlerin tam olarak günümüze intikal edememiş olmasındadır. Ancak muhtelif defterler karşılaştırılarak Rumeli’yle ilgili sahih netciler elde edilebilir. Mesela Topkapı Sarayı arşivinde bulunan mücmel defterleri Rumeli’deki Liva şehir ve kasabaların statüsünü sancak, şehir, kasaba veya kale halinde, bağlı bulundukları yeri, kimin ve ne suretle tasarrufunda bulunduğunu şehir gelirinin ne kadar olduğiunu yani en önemli noktaları bildirmektedir (80).
1475 tarihli bir belgede Rumeli’de 17 sancak olduğu zikredilir. Buna göre; 1. İstanbul 2.Gelibolu 3.Edirne 4.Niğbolu ve Zagora 5. Vidin 6. SOfya 7. Sırbiya (laz ii) 8. Sırbiya (Despot ii) 9. Vardar (Evrenesoğulları) 10. Üsküp 11. Arnavutili (İskender beye ait) 12. Arnavut ili (Araniti’ye ait) 13. Bosna (Kırala ait) 14. Bosna (Stefan’a ait) 15. Arta, Zituni ve Atina 16. Mora ve 17. Manastır’dır. Rumeli Beylerbeyi bu 17 sancaktan takriben 22.000 asker getirirdi (81).
Kanuni’nin ilk zamanlarına ait bir Osmanlı vesikasında ise Rumeli sancakları şöyle sıralanmaktadır:
1. Paşa, 2.Bosna (Sancak beyi hassı: 739.000), 3. Mora (606.000), 4. Semendire (622.000), 5. Vidin (580.000), 6. Hersek (560.000), 7. Silistre (560.000), 8. Ohri (535.000), 9. Avlonya (535.000), 10. İskenderiye (512.000), 11. Yanina (Yanya) (515.000), 12. Gelibolu (500.000, 13. Köstendil (500.000), 14. Niğbolu (457.000), 15. Sofya (430.000), 16. İnebahtı (400.000), 17. Tırhala (372.000), 18. Alaca-Hisar (360.000), 19. Yulçetrin (350.000), 20. Kefe (300.000), 21. Prizren (263.000), 22. Karli (250.000), 23. Agriboz (250.000), 24. Çirmen (250.000), 25. Vize (230.000), 26. İzvornik (264.000), 27. Floriva (200.000), 28. İl-Basan (200.000), 29. Çingene (190.000), 30. Midilli (170.000), 31. Kara Dağ (100.000), 32. Müselleman-ı Kırkklise (81.000), 33. Voynuk (52.000).
Bunlardan Çingene, Müsellem ve Voynuk Sancakları muayyen bir mahalle ait sacaklar değildir. Dağnık olan bu zümrelerin her biri bir sancak beyi idaresi altına konmuştur (82).
Topkapı Sarayı arşivindeki D.10057 nolu kayıta göre Rumeli’deki idari taksimat şöyledir (Miladi 1526-28):
1.Liva-i Paşa, 2.Liva-i Semendre, 3.Liva-i Bosna, 4. Liva-i Gelibolu, 5. Liva-i Niğbolu, 6. Liva-i Mora, 7. Liva-i Hersek, 8. Liva-i Ohri, 9. Liva-i İskenderiye, 10. Liva-i Silistre, 11. Liva-i Avlonya, 12. Liva-i Valçitrin, 13. Liva-i Alaca-Hisar, 14. Liva-i Vidin, 15. Liva-i Yanya, 16. Liva-i Tırhala, 17. Liva-i Prizrin, 18. Liva-i Ağrıboz, 19. Liva-i Ilbasan, 20. Liva-i Vize, 21. Liva-i Köstendil, 22. Liva-i Izvornik, 23. Liva-i Karlı-ili, 24. Liva-i Çirmen, 25. Liva-i Kızılca, 26. Liva-i Voynuk, 27. Liva-i Çingane, 28. Liva-i Karadağ, 29. Liva-i Kefe, 30. Liva-i Selanik (83).
Avrupal coğrafyacılar Osmanlılardan farklı bir taksimat yaparlar. Mesela: Avrupalı coğrafyacılardan Bising Rumeli’yi Osmanlılara tabi ve yalnız vergi ile mükellef yerler olarak iki kısma ayırır:
Birinci kısmında şu memleketler yer alır.
1. Hırvatistan’dan ve Dalmaçya’dan birer parça dahil olmak üzere Bosna ve Sırbistan’ı içine alan Osmanlı Lürige’si (İllyrie), 2. Bulgarya 3. Romanya, 4. Makedonya dahil Arnavutluk, 5. Tesalya veya Yanya, 6. Livadya ve 7. Mora.
Aynı müellif ikinci kısmı şöyle taksim eder.
1. Ulah memleketi olan Valakya, 2. Moldovya yani Buğdan ve 3. Kısım’da dahil olmak üzere çeşitli Tatarr ülkeleri.
Buffier ise Rumeli’yi kuzey ve Güney olmak üzere iki kısma ayırır.
Kuzey kısmı: 1. Romania, 2. Küçük Tatarlar, 3. Moldovya, 4. Valakya, 5. Bulgarya, 6. Sırbistan, 7. Bosna, 8. Hırvatistan ve 9. Dalmaçya’nın bir parçasını içine alır.
Güney kısmı ise; 1. Makedonya, 2. Albanya, 3. Epirus, 4. Tesalya, 5. Akaya, 6. Eğriboz adası veya Nekrobonde ve 7. Mora’yı içine alır.
Yabancı coğrafyacıların gösterdikleri bu taksimat, onların daha çok hristiyan imparatorların devrindeki durumları göz önünde bulundurduklarını ve Osmanlı sınırlarından haberi olmadıklarını göstermektedir. Zira onların söyledikleri taksimat hiç olmamıştır.
Rumeli, Osmanlı resmi kayıtlarında Sofya, Bosna, Özü, Kefe, Mora, Girit ve Kaptan Paşaya tabi deniz mıntıkası olmak üzere 7 eyalete taksim edilmiştir. Bundan başka hristiyan beyler tarafından idare edilip Osmanlılara sırf vergi vermekle bağlı bulunan Eflak-Bağdan’ı da Rumeli’ye dahil edebiliriz (84).

Yorum yapın